Ana içeriğe atla

GENÇLİK VE FANATİZM

Gençlik bizlere bahşedilen ömrün en muhteşem dönemini kapsıyor.  Ama birileri yaşamımızın en güzel dönemi olan gençliğimizi nereye sürüklüyor, oturup düşünmek gerekir. Gençliğimizi çalıp, kendi ürettikleri “Modernizm” adı altında saçma sapan bir kültürle tüm dini ve kültürel değerlerimizi nasıl yerle yeksan etiklerini görebiliyoruz. Bunu dizi, film ve spor gibi insanlarımızı uyuttuklarını, çevresinde ve dünyada olup bitenlere duyarsızlaştırıp kendi kültür empozesini yapıyor. Dizi ve filmlerle yapılan kültür empozesini daha önceki bir yazımda ifade etmeye çalıştığımdan şu yazımda ise sporda fanatizmi ifade etmeye çalışacağım.
Fanatizm takıntılı bir coşkunun beraberinde getirdiği kontrolsüz bir heyecan eşliğinde bir konuya, spor takımına, siyasi oluşuma toplumsal normları hiçe sayacak derecede bağlanma durumu olarak tanımlayabiliriz. Fanatizmin bir sonraki evresi holiganlık oluyor. Evet, günümüzde bir “Futbol Dini” ortaya atılmış, yüzbinleri hatta ekran başındakilerle beraber milyonları bulan bir kitleyi peşinden sürüklüyor. Futbol dini şeklindeki tanımlamam elbette yanlış anlaşılmasın. Makul bir seviyede maç izleyen ya da oynayanları kastetmiyorum. Değinmek istediğim nokta fanatizm ve holiganlıktır. Çünkü yakın çevremizde ve çoğunluğu gençlerden oluşan büyük bir kitle, futbolun bir yaşam tarzı olduğunu dile getiriyorlar. Oysaki kişinin yaşam tarzını oluşturan tüm etmenler inanmış olduğu dini belirler. Bu yüzden futbol dini şeklinde bir tanımlama yapma gereği duydum.
Toplumları futbol ile adeta hipnoz ediyorlar. Özelde gençlik genelde ise tüm bireyleri futbol dedikleri bir oyunun peşinden sürükleyerek; çevremizde, ülkemizde İslam ümmeti içinde olan olaylara karşı duyarsızlaştırıyorlar. O gün tuttuğu takımın maçı varsa onun için hayat duruyor, onunla seviniyor onunla üzülüyor. Ülkede bombalar patlıyor onlarca insanımız hayatını kaybediyor, Halep’te çoluk çocuk demeden katliamlar yapılıyor, kadınlar tecavüze uğramamak için kendilerini öldürmek amacıyla ulemadan fetva istiyor, Myanmar’da Müslümanlar diri diri yakılıyor, işgalci İsrail Filistin’de katliamlara kaldığı yerde devam ediyor ama içte ve dışarda yaşanılan bunca olayları görmeyip tüm benliğiyle kendini maçları izlemeye veriyor. Derbi maçlarında tuttuğu takımları veya İspanya’da ki bir futbol takımın ilk 11 deki oyuncuların isimlerini ezberleyebiliyor hatta o hafta sakatlı oyunculara kadar takımların tüm bilgilerine hâkim olan gençlik, ülkesinden ve dünyadan bihaber şekilde yetiştiriliyor. İspanya Kralı Franco 30 yıllık iktidarlığını “3-F (Fado-Fiestra-Futbol)” formülü ile anlatır. İktidarlığını Fado-Müzik, Fiestra-Eğlence ve Futbol üzerine kurduğunu ifade ediyor. “Futbol olmasaydı ben Portekiz’i bu kadar yönetemezdim” sözü yine Portekiz Kralı Salazar’a ait.
Camileri doldurmayan aynı nesil statları doldurabiliyor, idaa bayilerinin önünde kuyruklar oluşturuyor. Statlarda tüm ahlaki normları bir kenara bırakıp dilediğince bağırıyor, deşarj olacağını ifade ederek küfredebiliyor, karşı takımın izleyicisine saldırabiliyor. Aslında mantık olarak çok basit olan futbol bir şekilde kitleleri hipnoz edercesine peşinden sürüklüyor. Reem Nöropsikyatri mertkezinden Uzman Dr. Mehmet Yavuz sporda fanatizm ve holiganlık boyutunun daha çok psikopatik ve anti sosyal kişilik bozukluğu olduğunun ifade ediyor.
Yine bu konuda Ali Şeriati “Bir ülkede tribünlerden gelen sesler, savaşlarda ölen mazlumların sesinin bastırıyorsa, futbol afyondur” demiştir. Bu acınası durum karşısında “ Biz hep izliyoruz hem de toplumsal sorunlara karşı duyarlılığımızı sürdürüyoruz.”   diyerek savunma yapan kişiye sorulacak basit bir soru vardır: Okuduğun kitap sayısı ile izlediğin maçın birbirine oranı nedir? Eminim ki cevaplar manidar olacaktır…
Futbolun diğer bir afyonu da maçların skorunu tahmin etmeye dayanan spor toto gibi kumarlardır. Daha çocukken aileler tarafından bir takıma taraftarlığa zorlananlar için bu bağımlılıktan vazgeçmek kolay değildir.
Endüstriyel futbolun afyonundan kurtulmaya yaracak biricik alternatif yol amatör futbol olacaktır. Birliği artırıcı, ticari kaygı olmaksızın dostluğun kazanacağı amatör bir futbol…

Özcan AKYÜZ

Yorumlar