Gençlerimiz dünden bugüne farklı zamanlarda farklı yöntemlerle uyutuldu-uyutuluyor. Elbetteki bu uyutma fikirsel ve fiziksel olarak olarak ayırabiliriz. İlk aşamada özelde gençliğimiz akabinde bu gençliğin oluşturduğu toplum fikir üretmiyor, okumuyor, sözleriyle İslam’a inanıyor kalben tasdik edip onaylamıyor. Gençlik eleştirmiyor, sorgulamıyor yanlışlıkları düzeltmek için bir adım atmıyor. Sessiz bir yığın gibi yollarda bile elinde tuttuğu telefonda içinde kayboluyor, sosyal medyada ki yönelmelere meylediyor. Fikir üretmeyen, sorgulamayan faaliyete bulunmayan “Bir Taşı Bir Taşın Üzerine Koyamayan “ namaz kılmayan, Kuran Kerim’i okumayan bir nesil boşluğa düşüyor. Bu boşluk öyle bir boşluk ki göz görmez uçsuz bir kuyu adeta. Üstelik bir kere boşluğa düşenin o kuyudan çıkması pekte kolay olmuyor. Kendini boşlukta hisseden gençlik, kendine yeni bir macera arıyor, kalben tatmin olmak istiyor ama elinde bulunan tüm imkanlara rağmen tatminsizlik dev...
Oku! Okuyan hayal eder, hayal eden keşfeder.