Coğrafya
dersine her çalıştığımda, sürekli bir soru aklımı kurcalardı. Dünya üzerinde
coğrafi keşifler yapılırken biz Osmanlılar ya da Müslümanlar olarak ne yapıyorduk. Ve nelerle uğraşıyorduk ?
Sizler bu soruya cevap aramaya çalışırken ben gönümüzden bir soru daha sormak
istiyorum. Dün yaşadığımız dünyada coğrafi keşiflerde geri kalmış bir toplum
olarak bizler, bugün kendi yaşadığımız samanyolu galaksisi gezegenlerini ve
asteroitlerini yada daha da ileriye giderek bilim insanları tarafından, sayısının genellikle 300 ila 500 milyar
arasında belirtiği galaksileri keşfedip, araştırma ve inceleme yapabilir miyiz?
Ne entelektüel iyimserlik
çerçevesinde ne de bizim “atalarımız
bunları, şunları başardı” edebiyatı yaklaşımı. Aslolan bilimsel gerçeklerdir ve bu çerçevede bu soruya cevap
aramak gerekir. Ben bu yazıda bu soruya bu cevabı sizin vermeniz için,
günümüzdeki son uzay çalışmaları hakkında kısaca bilgi vereceğim.
Geçen günlerde uzay
meraklıları heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Tarih 26 Kasım 2018 NASA'nın 6 yıllık bir aranın ardından Mars'a gönderdiği keşif
aracı InSight, Kızıl Gezegen'e iniş
yaptı. Uzay yolculuğu 6 ay süren InSight'ın planlandığı şekilde hedefine
ulaşması tüm dünyada büyük bir heyecan yarattı.. InSight'ın, gezegenin hem
yüzeyi hem de yer altı yapısı hakkında detaylı bilgileri Dünya'ya iletecek.
Bugüne kadar Mars'la ilgili tüm araştırmalar gezegenin yüzeyiyle sınırlı
kalmıştı. NASA'nın daha önce yolladığı Curiosity ile Opportunity, gezegenin
yüzeyini görüntüledi ve örnekler topladı. InSight'ın görevi ise Mars üzerinde
gezip örnek toplamak olmayacak. Görev süresi boyunca aynı yerde duracak olan
uzay aracı, sondaj yoluyla yeraltı yapısını inceleyecek. Mars'taki sismik
aktivite, yeraltı ısısı ve gezegenin çekirdeği konusunda veriler toplayacak
olan InSight, çekirdeğin yapısı ve büyüklüğü konusunda da bilim insanlarının
ilk kez fikir sahibi olmasını sağlayacak.
InSight dışında Mars hakkında bugüne kadar edinilen bilgilere de
değinmek gerekir. Mars, güneşten uzak dördüncü gezegeni. Dünya’dan, bir sonraki
gezegen. Mars, güneşten 142 milyon mil daha uzaktadır. Gezegen Dünya’nın
yaklaşık altıda biri büyüklüktedir. Mars, Kızıl Gezegen olarak bilinir. Kırmızı
rengini toprağındaki demirden alır. Mars’ın iki küçük ayı var. Adları: Phobos
ve Deimos.
Mars çok soğukluğuyla da bilinir, ortalama sıcaklığı eksi 63
derecedir. Mars kayalık bir gezegen olup, kanyonlar, yanardağlar ve kraterler
ile doludur. Kırmızı toz neredeyse Mars’ın tümünü kapsar. Dünyada olduğu gibi,
bulutlar ve rüzgar vardır. Atmosferi çok incedir. Bazen rüzgar, kırmızı tozu
toz fırtınasına sebep olur. Minik toz fırtınaları olduğu gibi kasırga benzeri
fırtınalar da vardır. Büyük olanlar tüm gezegeni örtebilir!
Mars, Dünya’nın yerçekiminin yaklaşık üçte birine sahiptir.
Mars’a düşen bir kaya Dünya’ya düşen bir kaya daha yavaş düşecektir. Mars’taki
şeyler, Dünya’da tartıldıklarından daha az ağırlığa sahiplerdir. Dünya’da 100
kilo ağırlığında olan bir kişi daha az yerçekimi nedeniyle Mars’ta sadece
yaklaşık 37 kilo gelir.
NASA, Mars hakkında daha fazla bilgi edinmek için uydular ve
robotlar kullandı. 1965’te Mariner 4, Mars’a yollanan ilk uzay aracıydı.
1976’da Viking 1 ve Viking 2 Mars’taki ilk NASA uzay araçlarıydı. Fotoğraf
çektiler ve gezegenin yüzeyini araştırdılar. O zamandan beri, daha fazla uzay
aracı Mars’a gönderildi.
Ocak 2004’te NASA’nın Spirit ve Opportunity robotları Mars’a
indi. Yerin altında olsa da Mars’ta su
bulunduğunu kanıtladılar. Mars’taki uzay araçları, Mars’ta volkanlar, kanyonlar,
kraterler, sıcaklık ve mineral çeşitlerini ölçmek için bilimsel araçlar
kullanıyor. Ayrıca fotoğraf çekiyor ve su arıyorlar. Şuan Mars’ta hareket eden
iki robot, Mars’ın yüzeyini araştırıyorlar. Onların isimleri Opportunity ve
Curiosity. Robotlar resim çekme ve gezegenin toprağını ve kayaları yakından
bakmak için dolaşıyorlar. Keşif aracı Curiosity (Merak), 6 Ağustos 2012
tarihinde Mars’ın Gale kraterinde Aeolis Palus bölgesine iniş yaptı. Mars’a InSight’tan
önce gönderilen en gelişmiş keşif robotudur. Halen görevini yerine
getirmektedir.
Bu bilgilerden sonra yeni bir soru soralım, Türkiye’nin şuan bir
uzay araştırma ajansı ve uzay çalışmaları var mı ? Bu soruya Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Mustafa Varank , “100 Günlük İcraat Programı” ile de belirtildiği
üzere ajansın bu yıl içerisinde kurulacağının ve teşkilatlanma çalışmalarının
en kısa sürede tamamlanacağını söyleyerek. Hem üzücü hem de sevindirici haberi
vermiş oldu. ABD, Rusya, Çin, Japon ve
Hindistan Uzay araştırma ajanslarının gelmiş olduğu noktaya baktığımızda
gerçekten acılası bir noktadayız. Ama geçte olsa uzay araştırma ajansının kurulacak olması biz gençlerin hayal
kurmasını sağlayacaktır.
Olaylara politik yaklaşmayarak, bilimsel gerçekler
perspektifinde gerçeği gör ve uykundan uyan.
Oku ! Hayal et! ve Keşfet….

Yorumlar
Yorum Gönder